clear case
A1A2B1B2C1C2
/klɪr keɪs/
/klɪə keɪs/
- 1 açık örnek, apaçık durum countable
Definition (English)
An example of something that is completely obvious and leaves no doubt.
Example Sentences
-
It was a clear case of mistaken identity.Bu, açıkça birini başkasıyla karıştırma olayıydı.
-
The doctor said it was a clear case of food poisoning.Doktor bunun açık bir gıda zehirlenmesi vakası olduğunu söyledi.
Phrases 45
See all- clearadj.açık, anlaşılır
- clearv.boşaltmak, (yolu) açmak
- clearn.tehlikeden uzak, şüpheden arınmış
- clearadv.uzak, uzağa
- clear alignern.şeffaf aligner, şeffaf plak
- clear as dayexpr.gün gibi açık, çok açık
- clear as dayidiomgün gibi açık, çok net
- clear as glassidiomcam gibi berrak, çok açık
- clear as mudidiomhiç anlaşılmaz, karmakarışık
- clear awayphr.v.(sofrayı) toplamak, kaldırmak
- clear bracesn.şeffaf plak, şeffaf diş teli
- clear buttonn.temizle düğmesi, sıfırlama düğmesi
- clear customscolloc.gümrükten geçmek, gümrük işlemlerini yapmak
- clear discontinuitycolloc.(FMS'te) süreksizliği silmek, kesintiyi gidermek