clear
A1A2B1B2C1C2
/klɪr/
/klɪə/
GeneralSports
- 1 klir, yüksek uzun vuruş countable
Definition (English)
In badminton, a high shot that sends the shuttlecock to the back of the other player's court.
Example Sentences
-
He hit a defensive clear to the back line.Arka çizgiye savunma amaçlı bir klir vurdu.
-
A good clear gives you time to recover.İyi bir klir, toparlanman için sana zaman kazandırır.
Informal
- 1 tehlikeden uzak, şüpheden arınmış uncountable
Definition (English)
Used in 'in the clear' to mean no longer in danger or difficulty, or no longer suspected of something.
Example Sentences
-
The police checked his story, and he is in the clear.Polis anlattıklarını doğruladı, artık şüpheli değil.
-
After the operation, the doctors said she was in the clear.Ameliyattan sonra doktorlar tehlikeyi atlattığını söyledi.
Collocations
in the cleara high cleara defensive clearhit a clear
Phrases 45
See all- clear alignern.şeffaf aligner, şeffaf plak
- clear as dayexpr.gün gibi açık, çok açık
- clear as dayidiomgün gibi açık, çok net
- clear as glassidiomcam gibi berrak, çok açık
- clear as mudidiomhiç anlaşılmaz, karmakarışık
- clear awayphr.v.(sofrayı) toplamak, kaldırmak
- clear bracesn.şeffaf plak, şeffaf diş teli
- clear buttonn.temizle düğmesi, sıfırlama düğmesi
- clear casen.açık örnek, apaçık durum
- clear customscolloc.gümrükten geçmek, gümrük işlemlerini yapmak
- clear discontinuitycolloc.(FMS'te) süreksizliği silmek, kesintiyi gidermek
- clear evidencecolloc.açık delil, net kanıt
- clear icen.şeffaf buz, saydam buz
- clear keyn.silme tuşu, temizleme tuşu