bring to
A1A2B1B2C1C2
/brɪŋ tə/
/brɪŋ tə/
- 1 ayıltmak, kendine getirmek
Definition (English)
To bring someone back around after they've fainted or passed out.
Example Sentences
-
Pour some water on his face to bring him to.Ayılması için yüzüne biraz su serp.
-
It took a few minutes to bring him to after he fainted.Bayıldıktan sonra onu ayıltmak birkaç dakika sürdü.
Synonyms
Phrases 42
See all- bring to a closeidiomsona erdirmek, bitirmek
- bring to a headidiomkritik noktaya getirmek, doruk noktasına taşımak
- bring to lightidiomgün ışığına çıkarmak, ortaya çıkarmak
- bring to mindidiomaklına getirmek, hatırlatmak
- bring to the tableidiomkatkı sağlamak, (bir şeyi) katmak
- bringv.getirmek, yanında getirmek
- bring a bottlecolloc.davete bir şişe içki götürmek
- bring a lawsuitcolloc.dava açmak
- bring aboutphr.v.yol açmak, sebep olmak
- bring about changecolloc.değişime yol açmak, değişim getirmek
- bring alongphr.v.yanına almak, beraberinde getirmek
- bring aroundphr.v.(birini) ikna etmek, ayıltmak
- bring backphr.v.geri getirmek, iade etmek
- bring back to lifeidiomhayata döndürmek, canlandırmak