break off
A1A2B1B2C1C2
/breɪk ɔf/
/breɪk ɒf/
-
1
koparmak, kırıp ayırmak
To separate a part from something by breaking it.
-
He broke off a piece of bread.Bir parça ekmek kopardı.
-
She broke off a square of chocolate and gave it to me.Bir kare çikolata koparıp bana verdi.
-
-
2
(ilişkiyi/nişanı) bitirmek, (görüşmeleri) kesmek
To end a relationship or an official discussion.
-
They broke off the engagement.Nişanı attılar.
-
The two companies broke off talks after a week.İki şirket bir hafta sonra görüşmeleri kesti.
-
-
3
(sözünü) yarıda kesmek, birden susmak
To suddenly stop speaking.
-
She broke off in the middle of a sentence when the door opened.Kapı açılınca cümlesinin ortasında birden sustu.
-
He broke off to answer the phone.Telefona cevap vermek için sözünü yarıda kesti.
-
Synonyms
Phrases 59
See all- breakv.kırmak, kırılmak
- breakn.mola, teneffüs
- break a habitcolloc.(bir alışkanlığı) bırakmak, alışkanlıktan vazgeçmek
- break a legidiombol şans, başarılar
- break a promisecolloc.sözünü bozmak, sözünden caymak
- break a recordcolloc.rekor kırmak
- break a resolutioncolloc.kararını bozmak, verdiği karardan dönmek
- break a rulecolloc.kural çiğnemek, kuralı ihlal etmek
- break a sweatidiomter dökmek, terlemek
- break a sweatcolloc.ter dökmek, zorlanmak
- break a tiecolloc.beraberliği bozmak, eşitliği bozmak
- break awayphr.v.(gruptan) ayrılmak, bağımsızlaşmak
- break breakexpr.(telsizde) mesajları ayırma ifadesi
- break downphr.v.bozulmak, arıza yapmak