break away
A1A2B1B2C1C2
/breɪk əˈweɪ/
/breɪk əˈweɪ/
-
1
(gruptan) ayrılmak, bağımsızlaşmak
To leave a group or organization, often to form a separate one.
-
She broke away from the group.Gruptan ayrıldı.
-
Several members broke away to form a new club.Birkaç üye ayrılıp yeni bir kulüp kurdu.
-
-
2
(birinin elinden) kurtulmak, kaçmak
To escape from someone who is holding you.
-
The prisoner broke away from the guards and ran.Mahkum gardiyanların elinden kurtulup kaçtı.
-
The dog broke away from its owner in the park.Köpek parkta sahibinin elinden kurtuldu.
-
-
3
kopmak, kırılıp ayrılmak
To become separated from something by breaking off.
-
A huge piece of ice broke away from the glacier.Buzuldan dev bir buz parçası koptu.
-
The handle broke away from the old door.Kapı kolu eski kapıdan koptu.
-
Synonyms
Phrases 59
See all- breakv.kırmak, kırılmak
- breakn.mola, teneffüs
- break a habitcolloc.(bir alışkanlığı) bırakmak, alışkanlıktan vazgeçmek
- break a legidiombol şans, başarılar
- break a promisecolloc.sözünü bozmak, sözünden caymak
- break a recordcolloc.rekor kırmak
- break a resolutioncolloc.kararını bozmak, verdiği karardan dönmek
- break a rulecolloc.kural çiğnemek, kuralı ihlal etmek
- break a sweatidiomter dökmek, terlemek
- break a sweatcolloc.ter dökmek, zorlanmak
- break a tiecolloc.beraberliği bozmak, eşitliği bozmak
- break breakexpr.(telsizde) mesajları ayırma ifadesi
- break downphr.v.bozulmak, arıza yapmak
- break downn.arıza, bozulma