bond
A1A2B1B2C1C2
/bɑnd/
/bɒnd/
- 1 bağ kurmak
- 2 yakınlaşmak
Definition (English)
- To form a strong connection or relationship with someone.
- To become friends or feel closer to each other.
Example Sentences
-
They bonded over their shared hobby.Ortak hobileri üzerinden bağ kurdular.
-
We bonded quickly.Hızla yakınlaştık.
Verb Forms Regular
Base
bond
/bɑnd/
Past
bonded
/bɑndɪd/
Participle
bonded
/bɑndɪd/
Spelling rule
Add ‑edbond → bonded
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil /d/ sesiyle bittiği için -ed ayrı bir hece olur ve /ɪd/ okunur. bonded /bɑndɪd/
Synonyms
Antonyms
Collocations
bond withbond betweenbond of friendshipbonding experiencebonding timebonding activity
Phrases 41
See all- bond ETFn.tahvil ETF'si, bono ETF'si
- bond fundn.tahvil fonu, borçlanma araçları fonu
- bond insurancen.tahvil sigortası
- bond linen.yapışma hattı, yapıştırma hattı
- bond metern.kuşaklama test cihazı, miliohmmetre
- bond ratingn.tahvil derecelendirmesi, tahvil notu
- bond salesn.tahvil satışı, tahvil ihracı
- bondn.bağ, ilişki
- bottled in bondadj.devlet denetiminde şişelenmiş, antrepo denetiminde şişelenmiş
- callable bondn.geri çağrılabilir tahvil, erken itfa edilebilir tahvil
- cat bondn.felaket tahvili, afet tahvili
- catastrophe bondn.felaket tahvili, afet tahvili
- city bondn.belediye tahvili
- cold bondn.soğuk yapıştırma, oda sıcaklığında yapıştırma