divide
A1A2B1B2C1C2
/dɪˈvaɪd/
/dɪˈvaɪd/
-
1
bölmek, ayırmak
To separate something into smaller parts or groups.
-
The teacher divided the class into small groups.Öğretmen sınıfı küçük gruplara ayırdı.
-
Divide the dough into four equal pieces.Hamuru dört eşit parçaya bölün.
-
-
2
paylaştırmak, bölüşmek
To share something out among people.
-
We need to divide the tasks equally among the team members.Görevleri takım üyeleri arasında eşit olarak paylaştırmalıyız.
-
They divided the profits between the three partners.Kârı üç ortak arasında bölüştüler.
-
-
3
(sayıyı) bölmek Mathematics
To find out how many times one number contains another.
-
If you divide 20 by 4, you get 5.20'yi 4'e bölerseniz 5 elde edersiniz.
-
Children learn to divide numbers in primary school.Çocuklar ilkokulda sayıları bölmeyi öğrenir.
-
-
4
ayrıştırmak, kutuplaştırmak
To make people disagree and form opposing groups.
-
The issue has divided the village for years.Bu mesele köyü yıllardır ayrıştırıyor.
-
The new rules divided opinion among the staff.Yeni kurallar personeli ikiye böldü ve görüş ayrılığına yol açtı.
-
Verb Forms Regular
Base
divide
/dɪˈvaɪd/
Past
divided
/dɪˈvaɪdɪd/
Participle
divided
/dɪˈvaɪdɪd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑ddivide → divided
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil /d/ sesiyle bittiği için -ed ayrı bir hece olur ve /ɪd/ okunur. divided /dɪˈvaɪdɪd/
Synonyms
Antonyms
Collocations
divide into partsdivide equallydivide something between peopledivide bydivide the workdivide opinion