link
A1A2B1B2C1C2
/lɪŋk/
/lɪŋk/
- 1 bağlamak
- 2 ilişkilendirmek
Definition (English)
- To connect two or more things together.
- To show a connection or relationship between things.
Example Sentences
-
The new bridge will link the two cities.Yeni köprü iki şehri birbirine bağlayacak.
-
His illness is linked to his poor diet.Hastalığı kötü beslenmesiyle bağlantılı.
Verb Forms Regular
Base
link
/lɪŋk/
Past
linked
/lɪŋkt/
Participle
linked
/lɪŋkt/
Spelling rule
Add ‑edlink → linked
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /k/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. linked /lɪŋkt/
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 21
See all- link buildingn.bağlantı oluşturma, backlink oluşturma
- link cloakingn.bağlantı gizleme, link gizleme
- link in bioexpr.profildeki link, biyografideki bağlantı
- link sharingn.bağlantı paylaşımı, link paylaşımı
- link stickern.bağlantı çıkartması, link çıkartması
- a chain is only as strong as its weakest linkidiombir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür
- affiliate linkn.satış ortaklığı bağlantısı
- call linkn.arama bağlantısı
- command and control linkn.komuta ve kontrol bağlantısı, C2 bağlantısı
- controller-pilot data link communicationsn.kontrolör-pilot veri bağlantısı, CPDLC
- data linkn.veri bağlantısı, veri hattı
- data link clearancen.veri bağlantısı müsaadesi, veri bağlantısıyla verilen izin
- deep linkn.derin bağlantı
- invite linkn.davet bağlantısı, davet linki