blacken
A1A2B1B2C1C2
/ˈblækən/
/ˈblækən/
- 1 karartmak, kararmak, siyahlaştırmak
- 2 (adını) karalamak, (itibarını) lekelemek
Definition (English)
- To make or become black.
- To damage someone's reputation by saying bad things about them.
Example Sentences
-
The smoke began to blacken the walls of the house.Duman evin duvarlarını karartmaya başladı.
-
The intense heat will blacken the wood.Yoğun ısı tahtayı kapkara edecek.
-
Don't blacken his name with false accusations.Yanlış suçlamalarla onun adını karalama.
-
The scandal blackened the company's reputation for years.Skandal, şirketin itibarını yıllarca lekeledi.
Verb Forms Regular
Base
blacken
/ˈblækən/
Past
blackened
/ˈblækənd/
Participle
blackened
/ˈblækənd/
Spelling rule
Add ‑edblacken → blackened
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /n/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. blackened /ˈblækənd/