black
A1A2B1B2C1C2
/blæk/
/blæk/
-
1
siyah, kara (renk)
Having the darkest colour, like the sky at night or coal.
-
She wore a black dress to the party.Partiye siyah bir elbise giydi.
-
Our neighbour's cat has soft black fur.Komşumuzun kedisinin yumuşak siyah tüyleri var.
-
-
2
siyahi, siyah tenli
Belonging to a group of people with dark skin, especially of African family origin.
-
The film tells the story of a Black family in the 1960s.Film, 1960'larda yaşayan siyahi bir ailenin hikâyesini anlatıyor.
-
She was one of the first Black women to fly for the airline.O havayolunda uçan ilk siyahi kadınlardan biriydi.
-
-
3
sütsüz
Without milk, used about coffee or tea.
-
I'd like a black coffee, please.Sütsüz bir kahve alayım, lütfen.
-
He always drinks his tea black, with no sugar.Çayını her zaman sütsüz ve şekersiz içer.
-
-
4
zifiri karanlık, kapkaranlık
Completely dark, with no light at all.
-
It was a black night with no moon and no stars.Ayın ve yıldızların olmadığı zifiri karanlık bir geceydi.
-
The room went black when the power failed.Elektrik kesilince oda kapkaranlık oldu.
-
-
5
kirden kararmış, kapkara
Very dirty, especially from oil, smoke or soil.
-
His hands were black with oil after fixing the car.Arabayı tamir ettikten sonra elleri yağdan kapkara olmuştu.
-
The kitchen walls were black with smoke.Mutfak duvarları isten kararmıştı.
-
-
6
kara, umutsuz
Very sad or bad, without hope for the future.
-
It was a black day for the town when the factory closed.Fabrikanın kapandığı gün kasaba için kara bir gündü.
-
The future looked black for the small company.Küçük şirketin geleceği umutsuz görünüyordu.
-
-
7
öfkeli, ters
Showing anger or a very bad mood.
-
She gave me a black look when I came in late.Geç gelince bana ters ters baktı.
-
He was in a black mood all morning.Bütün sabah suratı asık ve öfkeliydi.
-
-
8
kara (mizah)
Making jokes about unpleasant or serious things such as death, used about humour or comedy.
-
The film is full of black humour.Film kara mizahla dolu.
-
It's a black comedy about a family funeral.Bir aile cenazesini anlatan bir kara komedi.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
black coffeeblack teablack and whiteblack haira black eyeblack marketthe black sheepblack humourpitch blackjet blackblack boxblack ice
Phrases 50
See all- black and greyadj.siyah ve gri, monokrom
- black and whiteadj.siyah beyaz, yazılı olarak
- black beann.siyah fasulye
- black beltn.siyah kuşak, siyah kuşak sahibi
- Black boxn.kara kutu
- black box warningn.kara kutu uyarısı
- black cabn.siyah Londra taksisi, taksi
- black carn.şoförlü lüks araç
- black cardn.siyah kart
- black cardamomn.siyah kakule
- black catn.kara kedi
- black coffeecolloc.sütsüz kahve, siyah kahve
- black coffeen.siyah kahve
- black diamondn.siyah pist, en zor kayak pisti