dark
A1A2B1B2C1C2
/dɑrk/
/dɑːk/
- 1 karanlık uncountable
Definition (English)
The absence of light, especially at night.
Example Sentences
-
Because of the dark, I couldn't find my glasses.Karanlık yüzünden gözlüklerimi bulamadım.
-
He is afraid of walking alone in the dark.Karanlıkta yalnız yürümekten korkar.
-
I don't like being out after dark.Karanlık çökünce dışarıda olmayı sevmem.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 22
See all- dark academian.dark academia estetiği, karanlık akademi estetiği
- dark agaven.koyu agav şurubu
- dark brown sugarn.koyu esmer şeker
- dark chocolaten.bitter çikolata
- dark circlen.göz altı morluğu, göz altı halkası
- dark energyn.karanlık enerji
- dark figuren.karanlık sayı, karanlık rakam
- dark horseidiomsürpriz aday, sürpriz isim
- dark kitchenn.karanlık mutfak, hayalet mutfak
- dark mattern.karanlık madde
- dark meatn.koyu renkli et, but eti
- dark moden.koyu mod, karanlık mod
- dark molassesn.koyu melas, koyu şeker kamışı pekmezi
- dark patternn.karanlık örüntü, aldatıcı tasarım