ash
A1A2B1B2C1C2
/æʃ/
/æʃ/
General
- 1 kül uncountable
Definition (English)
The soft, grey or white powder that remains after something has burned.
Example Sentences
-
The volcano erupted violently, covering nearby villages in a thick layer of ash.Yanardağ şiddetli bir şekilde patladı ve yakındaki köyleri kalın bir kül tabakasıyla kapladı.
-
He carefully flicked the ash from his cigarette.Sigarasının külünü dikkatlice silkeledi.
GeneralBiology
- 1 dişbudak countable or uncountable
Definition (English)
A tree with grey bark and hard wood, or the wood of this tree.
Example Sentences
-
A tall ash stood at the end of the garden.Bahçenin sonunda uzun bir dişbudak ağacı duruyordu.
-
The handle of this old axe is made of ash.Bu eski baltanın sapı dişbudak ağacından yapılmış.