A better you
with better words.

Find the right word.
Understand it completely.

big

/bɪg/ /bɪg/
adjective
  1. 1
    büyük, iri

    Large in size, amount or number.

    • My grandparents live in a big house with a garden.
      Büyükannemle büyükbabam bahçeli büyük bir evde yaşıyor.
    • He has a big family with four children.
      Dört çocuklu büyük bir ailesi var.
  2. 2
    önemli, ciddi

    Important, or having serious results.

    • Moving to a new country is a big decision.
      Yeni bir ülkeye taşınmak önemli bir karardır.
    • We have a big problem with the car.
      Arabayla ilgili ciddi bir sorunumuz var.
  3. 3
    (yaşça) büyük, koca: koca kız oldun

    Older, or old enough to behave like an adult.

    • My big sister helps me with my homework.
      Ablam ödevlerime yardım ediyor.
    • You're a big boy now, so you can dress yourself.
      Artık koca adam oldun, kendi kendine giyinebilirsin.
  4. 4
    ünlü, popüler Informal

    Very popular or successful, especially for a time.

    • The band is really big in Japan.
      Grup Japonya'da çok popüler.
    • She hopes to make it big as an actor one day.
      Bir gün oyuncu olarak ünlü olmayı umuyor.
  5. 5
    sıkı (hayran, okur vb.), (bir şeye) çok düşkün Informal

    Doing something a lot, or liking something very much.

    • I'm a big fan of old films.
      Eski filmlerin sıkı bir hayranıyım.
    • My uncle is a big eater, especially at breakfast.
      Amcam yemeğe çok düşkündür, özellikle kahvaltıda.
  6. 6
    yüce gönüllü, cömert Informal

    Kind and generous, often used in an ironic way.

    • It was big of her to say sorry first.
      Önce onun özür dilemesi yüce gönüllülüktü.
    • "You can have the last slice." "That's big of you!"
      "Son dilimi alabilirsin." "Ne kadar da cömertsin!"

Synonyms

Antonyms

Collocations

big citybig problembig decisionbig dealbig brotherbig sisterbig fana big mistakebig businessmake it bigthink bigthe big picture

Phrases 42

See all