major
A1A2B1B2C1C2
/ˈmeɪdʒər/
/ˈmeɪdʒə/
-
1
büyük, önemli, başlıca
Very large or important when compared with other things of the same kind.
-
The volunteers made a major contribution to the project.Gönüllüler projeye büyük katkı sağladı.
-
Traffic was a major problem this morning.Bu sabah trafik büyük bir sorundu.
-
-
2
ciddi, ağır
Serious or dangerous, especially about an illness, an operation or damage.
-
She needs major surgery on her knee.Dizinden ciddi bir ameliyat olması gerekiyor.
-
The storm caused major damage along the coast.Fırtına sahil boyunca ağır hasara yol açtı.
-
-
3
majör Music
In music, based on a scale that usually sounds bright and happy.
-
The song is written in C major.Şarkı do majör tonunda yazılmış.
-
Major keys often sound bright and cheerful.Majör tonlar çoğu zaman parlak ve neşeli duyulur.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
a major problema major roleplay a major part ina major changea major factora major citya major roadmajor surgerymajor damagea major leagueC major
Phrases 12
See all- Major Arcanan.Büyük Arkana
- major decisionn.önemli karar, büyük farkla sayı galibiyeti
- major fouln.ağır faul, ciddi kural ihlali
- major impactcolloc.büyük etki
- major in somethingphr.v.bir alanda ana dal okumak
- major labeln.büyük plak şirketi
- major modificationn.büyük değişiklik, esaslı modifikasyon
- major suitn.majör renk, büyük renk
- majorn.binbaşı, ana dal
- a major issuecolloc.büyük sorun, önemli mesele
- a major problemcolloc.büyük sorun, ciddi problem
- a major step forwardcolloc.ileriye doğru atılmış önemli bir adım, büyük bir ilerleme