alert
A1A2B1B2C1C2
/əˈlɜrt/
/əˈlɜːt/
- 1 uyanık, tetikte
Definition (English)
Paying close attention; awake and ready for something.
Example Sentences
-
The guard remained alert throughout his shift.Gardiyan vardiyası boyunca tetikte kaldı.
-
It's important to stay alert while driving.Araba kullanırken uyanık kalmak önemlidir.
-
She was very alert to any changes in his mood.Onun ruh halindeki herhangi bir değişikliğe karşı çok uyanıktı.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 28
See all- alert arean.dikkat alanı
- alert dogn.uyarı köpeği, alarm köpeği
- alert heightn.alarm yüksekliği
- alert leveln.alarm seviyesi, uyarı seviyesi
- alert limitn.uyarı limiti
- alert rulen.uyarı kuralı, alarm kuralı
- alertn.uyarı, alarm
- alertv.uyarmak, haberdar etmek
- allergy alertn.alerji uyarısı, alerjen bildirimi
- altitude alertn.irtifa uyarısı, irtifa ikazı
- aural alertn.sesli uyarı, işitsel uyarı
- balance alertn.bakiye uyarısı
- be on red alertidiomalarm durumunda olmak, teyakkuzda olmak
- diabetic alert dogn.diyabetik uyarı köpeği