vigilant
A1A2B1B2C1C2
/ˈvɪdʒələnt/
/ˈvɪdʒɪlənt/
- 1 tetikte, uyanık, gözü açık
Definition (English)
Watching carefully to avoid danger or trouble.
Example Sentences
-
The guards remained vigilant throughout the night.Gardiyanlar gece boyunca tetikte kaldılar.
-
Parents must be vigilant about their children's online safety.Ebeveynler, çocuklarının çevrimiçi güvenliği konusunda uyanık olmalıdır.