alert
A1A2B1B2C1C2
/əˈlɜrt/
/əˈlɜːt/
- 1 alarm, uyarı
- 2 tetikte olma hali
Definition (English)
- A warning of a possible danger, threat, or problem.
- A state of watchfulness or readiness for danger.
Example Sentences
-
The weather service issued a storm alert.Hava durumu servisi bir fırtına uyarısı yayınladı.
-
The soldiers were on full alert.Askerler tam teyakkuzdaydı.
Synonyms
Collocations
Phrases 28
See all- alert arean.dikkat alanı
- alert dogn.uyarı köpeği, alarm köpeği
- alert heightn.alarm yüksekliği
- alert leveln.alarm seviyesi, uyarı seviyesi
- alert limitn.uyarı limiti
- alert rulen.uyarı kuralı, alarm kuralı
- alertadj.uyanık, tetikte
- alertv.uyarmak, haberdar etmek
- allergy alertn.alerji uyarısı, alerjen bildirimi
- altitude alertn.irtifa uyarısı, irtifa ikazı
- aural alertn.sesli uyarı, işitsel uyarı
- balance alertn.bakiye uyarısı
- be on red alertidiomalarm durumunda olmak, teyakkuzda olmak
- diabetic alert dogn.diyabetik uyarı köpeği