up
A1A2B1B2C1C2
/ʌp/
/ʌp/
-
1
uyanık, ayakta
Awake and out of bed.
-
Are you up yet? Breakfast will be ready in five minutes.Kalktın mı? Kahvaltı beş dakika içinde hazır olacak.
-
I was up until two o'clock finishing my homework.Ödevimi bitirmek için saat ikiye kadar ayaktaydım.
-
-
2
dolmuş, bitmiş
Of a period of time: finished or over.
-
Put your pens down, please, because your time is up.Kalemlerinizi bırakın lütfen, çünkü süreniz doldu.
-
When the month was up, he returned home to his family.Ay dolunca ailesinin yanına, evine döndü.
-
-
3
olan biten, ters giden Informal
Happening, especially when something is wrong.
-
You look worried. What's up with you today?Endişeli görünüyorsun. Bugün neyin var?
-
I could tell from her face that something was up.Yüzünden ters giden bir şey olduğunu anlayabiliyordum.
-
-
4
çalışır durumda, açık
Of a computer or a system: working.
-
The website is back up after this morning's problem.Sabahki sorundan sonra web sitesi yeniden çalışıyor.
-
Is the network up again, or is it still down?Ağ yeniden çalışıyor mu, yoksa hâlâ çökük mü?
-
-
5
buzsuz Food
Of a cocktail: served chilled, without ice, often in a glass with a stem.
-
I'd like my martini up, please.Martinimi buzsuz alayım lütfen.
-
This cocktail is best served up.Bu kokteyl en iyi buzsuz servis edilir.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 49
See all- up and lockedadj.yukarıda ve kilitli, tamamen toplanmış
- up in the airidiombelirsiz, havada (karar)
- up lockn.yukarı kilit, toplama kilidi
- up roundn.değerlemenin arttığı yatırım turu, yükselen değerleme turu
- up to dateexpr.güncel, en son
- upprep.yukarı, yukarıya
- upadv.yukarı, yukarıya
- upv.artırmak, yükseltmek
- upn.iyi dönem, çıkış (iniş çıkışlarda)
- a heads-upexpr.önceden uyarı, ön bilgi
- act upphr.v.yaramazlık etmek, huysuzlanmak
- back upphr.v.desteklemek, arka çıkmak
- back up filesphr.v.dosya yedeklemek
- break upphr.v.ayrılmak, (ilişkiyi) bitirmek