run-of-the-mill
A1A2B1B2C1C2
/rʌn əv ðə mɪl/
/rʌn əv ðə mɪl/
- 1 sıradan, vasat
Definition (English)
Completely average, with nothing unusual or impressive about it.
Example Sentences
-
It was just a run-of-the-mill office job, but it paid the bills while I studied in the evenings.Sıradan bir ofis işiydi ama akşamları okurken faturalarımı ödememi sağlıyordu.
-
Critics described the film as a run-of-the-mill thriller with a predictable ending.Eleştirmenler filmi sonu tahmin edilebilir, sıradan bir gerilim filmi olarak nitelendirdi.
Phrases 60
See all- runn.koşu, seri
- runv.koşmak, işletmek
- run a businesscolloc.(bir işletmeyi) yönetmek, iş yürütmek
- run a checkcolloc.kontrol etmek, sorgulamak
- run a feature on somethingcolloc.bir konuda özel dosya yayımlamak
- run a fevercolloc.ateşi olmak, ateşlenmek
- run a marathoncolloc.maraton koşmak
- run a riskcolloc.riske girmek, riskiyle karşı karşıya olmak
- run a storycolloc.bir haberi yayımlamak
- run a temperaturecolloc.ateşi olmak, ateşlenmek
- run afterphr.v.peşinden koşmak, kovalamak
- run an errandcolloc.ayak işi yapmak, küçük bir işi halletmek
- run aroundphr.v.koşturup durmak, oradan oraya koşmak
- run awayphr.v.kaçmak, kaçıp gitmek