roll-up
A1A2B1B2C1C2
/roʊl ʌp/
/rəʊl ʌp/
-
1
sarma sigara, el yapımı sigaracountable Informal
A cigarette made by rolling tobacco in paper.
-
He smoked a roll-up outside the pub.Barın dışında bir sarma sigara içti.
-
He keeps a tin of tobacco for making roll-ups.Sarma sigara yapmak için bir teneke tütün taşıyor.
-
-
2
dürüm, rulocountable
A food item made by rolling ingredients inside a flat bread or pastry.
-
We ordered a chicken roll-up for lunch.Öğle yemeği için tavuklu bir dürüm sipariş ettik.
-
The kids love turkey and cheese roll-ups in their lunch boxes.Çocuklar beslenme çantalarındaki hindili ve peynirli dürümlere bayılıyor.
-
-
3
yuvarlanma egzersizicountable Sports
A Pilates exercise in which you slowly curl the spine up from lying flat to a seated position and back down.
-
The instructor demonstrated a slow, controlled roll-up.Eğitmen yavaş ve kontrollü bir yuvarlanma egzersizi gösterdi.
-
A roll-up strengthens the abdominal muscles and stretches the spine.Yuvarlanma egzersizi karın kaslarını güçlendirir ve omurgayı esnetir.
-
Synonyms
hand-rolled cigaretterolled cigarette
Collocations
smoke a roll-uproll-up tobaccoroll-up paper
Phrases 39
See all- rollv.yuvarlamak, yuvarlanmak
- rolln.rulo, silindir
- roll backphr.v.geri almak, yürürlükten kaldırmak
- roll cagen.takla kafesi, devrilme kafesi
- roll levelcolloc.kanatları düzlemek, yatıştan çıkmak
- roll onphr.v.(zaman) akıp gitmek, geçip gitmek
- roll outphr.v.piyasaya sürmek, kullanıma sunmak
- roll out the red carpetidiomkırmızı halı sermek, baş tacı etmek
- roll overphr.v.(yatarken) dönmek, öbür tarafa dönmek
- roll rate commandn.yatış hızı komutu
- roll upphr.v.(kolunu/paçasını) sıvamak, dürmek
- roll up one's sleevesidiomkolları sıvamak, işe girişmek
- roll with the punchesidiomzorluklara uyum sağlamak, duruma ayak uydurmak
- A rolln.ana görüntü, A-roll