reserve
A1A2B1B2C1C2
/rɪˈzɜrv/
/rɪˈzɜːv/
- 1 rezerve etmek
- 2 ayırmak, saklamak
Definition (English)
- To arrange for something, like a table or room, to be kept for you.
- To keep something for a special or future purpose.
Example Sentences
-
I want to reserve a table for two tonight.Bu gece iki kişilik bir masa ayırtmak istiyorum.
-
Please reserve your comments until the end.Lütfen yorumlarınızı sonuna saklayın.
Verb Forms Regular
Base
reserve
/rɪˈzɜrv/
Past
reserved
/rɪˈzɜrvd/
Participle
reserved
/rɪˈzɜrvd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dreserve → reserved
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /v/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. reserved /rɪˈzɜrvd/
Synonyms
Antonyms
Collocations
reserve a tablereserve a roomreserve a seatreserve ticketsreserve accommodationreserve space
Phrases 16
See all- reserve crewn.yedek mürettebat, hazırda bekleyen mürettebat
- reserve currencyn.rezerv para birimi
- reserve fueln.yedek yakıt
- reserve pricen.rezerv fiyat, taban fiyat
- reserve requirementn.zorunlu karşılık
- reserve tankn.yedek tank, yedek depo
- reserven.rezerv, yedek
- caloric reserven.kalori rezervi, enerji stoğu
- Contingent Reserven.yedek ödenek, ihtiyat fonu
- federal reserven.Federal Rezerv (Fed), ABD Merkez Bankası
- final reserven.nihai yedek yakıt, son yedek yakıt
- game reserven.yaban hayatı koruma alanı, av koruma sahası
- home reserven.evde bekleme, evde yedek bekleme
- maintenance reserven.bakım karşılığı, bakım payı