pull down
A1A2B1B2C1C2
/pʊl daʊn/
/pʊl daʊn/
-
1
yıkmak, yıkıp yok etmek Construction
To destroy a building or structure completely by breaking it apart.
-
The old factory was pulled down to build a new shopping mall.Yeni bir alışveriş merkezi inşa etmek için eski fabrika yıkıldı.
-
Workers are going to pull down the unsafe bridge next week.İşçiler önümüzdeki hafta güvenli olmayan köprüyü yıkacaklar.
-
-
2
(yüklü para) kazanmak, (yüksek maaş) almak InformalBusiness
To earn a particular amount of money, usually a large salary.
-
She pulls down a six-figure salary at her new job.Yeni işinde altı haneli bir maaş kazanıyor.
-
He manages to pull down a lot of money as a freelance developer.Serbest bir geliştirici olarak epey para kazanmayı başarıyor.
-
-
3
aşağı çekmek, indirmek
To move something to a lower position by pulling it.
-
Could you pull down the blinds? The sun is in my eyes.Storları indirebilir misin? Güneş gözüme geliyor.
-
She pulled her hat down to keep the rain off her face.Yağmur yüzüne gelmesin diye şapkasını aşağı çekti.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
pull down a buildingpull down a wallpull down a structurepull down a salarypull down a statuepull down the blinds
Phrases 29
See all- pullv.çekmek, sürüklemek
- pulln.çekme, itme (karşıtı)
- pullinterj.hadi canım, yok artık
- pull an all-nighteridiomsabahlamak, sabaha kadar çalışmak
- pull apartphr.v.parçalamak, parçalara ayırmak
- pull backphr.v.geri çekmek, (perdeyi) açmak
- pull buoyn.bacak dubası, bacak şamandırası
- pull listn.talep listesi, istenilenler listesi
- pull offphr.v.başarmak, kotarmak
- pull overphr.v.(arabayı) kenara çekmek
- pull requestn.pull request, katkı talebi
- pull someone's legidiom(birini) işletmek, (biriyle) kafa bulmak
- pull systemn.çekme sistemi
- pull throughphr.v.atlatmak, kurtulmak