pull off
A1A2B1B2C1C2
/pʊl ɔf/
/pʊl ɒf/
-
1
başarmak, kotarmak Informal
To succeed in doing something difficult.
-
She pulled off the project despite the obstacles.Engellere rağmen projeyi kotardı.
-
How did you pull that off?Onu nasıl başardın?
-
-
2
(aracı) yol kenarına çekmek, yoldan ayrılmak
To drive a vehicle off a road, usually in order to stop.
-
We pulled off the motorway to get some petrol.Benzin almak için otoyoldan ayrıldık.
-
He pulled off the road and checked the map.Aracı yol kenarına çekip haritaya baktı.
-
-
3
çekip çıkarmak, (üstünden) çıkarmak
To remove something, especially clothing, quickly or with force.
-
She pulled off her wet boots at the door.Kapıda ıslak botlarını çekip çıkardı.
-
He pulled off his sweater because it was too warm.Çok sıcak olduğu için kazağını üstünden çıkardı.
-
Synonyms
Phrases 29
See all- pullv.çekmek, sürüklemek
- pulln.çekme, itme (karşıtı)
- pullinterj.hadi canım, yok artık
- pull an all-nighteridiomsabahlamak, sabaha kadar çalışmak
- pull apartphr.v.parçalamak, parçalara ayırmak
- pull backphr.v.geri çekmek, (perdeyi) açmak
- pull buoyn.bacak dubası, bacak şamandırası
- pull downphr.v.yıkmak, yıkıp yok etmek
- pull listn.talep listesi, istenilenler listesi
- pull overphr.v.(arabayı) kenara çekmek
- pull requestn.pull request, katkı talebi
- pull someone's legidiom(birini) işletmek, (biriyle) kafa bulmak
- pull systemn.çekme sistemi
- pull throughphr.v.atlatmak, kurtulmak