past
A1A2B1B2C1C2
/pæst/
/pɑːst/
- 1 geçerek, (yanından) geçip
Definition (English)
From one side of something to the other; going by someone or something.
Example Sentences
-
A police car raced past with its lights flashing.Bir polis arabası ışıkları yanıp sönerek hızla geçti.
-
Did you see the bus go past a minute ago?Bir dakika önce otobüsün geçtiğini gördün mü?
Synonyms
Collocations
Phrases 15
See all- past life regressionn.geçmiş yaşam regresyonu
- past papern.çıkmış sınav kâğıdı, çıkmış sorular
- past participlen.geçmiş zaman ortacı, fiilin üçüncü hâli
- past tensen.geçmiş zaman
- pastn.geçmiş, mazi
- pastprep.(önünden/yanından) geçerek, (-i) geçince
- pastadj.geçmiş, son
- be past itidiomartık yaşlanmış olmak, eski gücünü yitirmiş olmak
- drive pastphr.v.arabayla geçmek, arabayla önünden geçmek
- fly pastphr.v.uçup gitmek, hızla geçmek (zaman, araç)
- half pastprep.buçuk
- in the pastexpr.geçmişte, eskiden
- quarter pastexpr.çeyrek geçe
- walk pastphr.v.yanından geçmek, önünden geçmek