on the go
A1A2B1B2C1C2
/ɑn ðə goʊ/
/ɒn ðə gəʊ/
Idiom
- 1 koşturup duran, sürekli meşgul
- 2 ayaküstü, hareket halinde
Definition (English)
- Busy and active, often moving from place to place.
- Doing something while traveling or moving.
Example Sentences
-
He is always on the go with his job.İşi yüzünden hep koşturup duruyor.
-
With three young children, she is on the go from morning till night.Üç küçük çocuğuyla sabahtan akşama kadar koşturup duruyor.
-
She likes to eat on the go.Ayaküstü yemeyi sever.
-
We had to eat on the go.Yolda yemek zorunda kaldık.
Phrases 60
See all- gov.gitmek, ayrılmak
- gon.deneme, girişim
- go a long wayidiomçok işe yaramak, çok faydalı olmak
- go afterphr.v.peşine düşmek, kovalamak
- go againstphr.v.karşı gelmek, (sözünü) dinlememek
- go aheadphr.v.(işe) başlamak, (planı) hayata geçirmek
- go all inexpr.tüm varlığını ortaya koymak, topyekûn girişmek
- go all inidiomher şeyini ortaya koymak, (bir işe) tüm gücüyle girişmek
- go all outidiomelinden gelenin en iyisini yapmak, tüm imkânları seferber etmek
- go alongphr.v.ilerlemek, devam etmek
- go along withphr.v.(fikre/plana) uymak, kabul etmek
- go aroundphr.v.dolaşmak, yayılmak
- go aroundn.pas geçme
- go around moden.pas geçme modu