on hold
A1A2B1B2C1C2
/ɑn hoʊld/
/ɒn həʊld/
- 1 hatta beklemede, (telefonda) bekletilen
- 2 askıda, askıya alınmış
Definition (English)
- Waiting to speak to someone on the phone after your call has been connected.
- A task or plan that is temporarily stopped.
Example Sentences
-
Please stay on hold; I'll be right back.Lütfen hatta beklemede kalın; hemen döneceğim.
-
I was on hold for twenty minutes before anyone answered.Biri cevap verene kadar yirmi dakika hatta bekledim.
-
The project is on hold until next month.Proje gelecek aya kadar beklemede.
-
We had to put our holiday plans on hold when the car broke down.Araba bozulunca tatil planlarımızı askıya almak zorunda kaldık.
Collocations
put somebody on holdbe on holdput something on hold
Phrases 53
See all- holdv.tutmak, elinde tutmak
- holdn.tutuş, kavrayış
- hold a grudgeidiomkin tutmak, kin beslemek
- hold a grudge against someoneidiom(birine) kin tutmak, (birine karşı) hınç beslemek
- hold a press conferencecolloc.basın toplantısı düzenlemek
- hold a rallycolloc.miting düzenlemek, gösteri düzenlemek
- hold an opinioncolloc.bir görüşe sahip olmak, bir fikri olmak
- hold backphr.v.(duygusunu) tutmak, kendini tutmak
- hold downphr.v.basılı tutmak, bastırıp tutmak
- hold for weatherexpr.hava düzelene kadar beklemek, hava nedeniyle beklemek
- hold harmlessidiomsorumluluktan muaf tutmak, zarardan beri kılmak
- hold it togetheridiomkendine hâkim olmak, soğukkanlılığını korumak
- hold item listn.ertelenmiş arıza listesi, ertelenmiş kalemler listesi
- hold moden.irtifa tutma modu, tutma modu