keep quiet
A1A2B1B2C1C2
/kip ˈkwaɪət/
/kiːp ˈkwaɪət/
- 1 sessiz olmak
- 2 (bir konuda) sesini çıkarmamak, ağzını sıkı tutmak
Definition (English)
- To not make any noise.
- To not say anything about something, especially a secret.
Example Sentences
-
Please keep quiet during the movie.Lütfen film sırasında sessiz olun.
-
The children were told to keep quiet while the baby slept.Bebek uyurken çocuklara sessiz olmaları söylendi.
-
He kept quiet about the surprise party.Sürpriz parti hakkında ağzını açmadı.
-
She decided to keep quiet about what she had seen.Gördükleri hakkında sesini çıkarmamaya karar verdi.
Synonyms
Phrases 52
See all- keepv.(sakin, sessiz vb.) kalmak, (kıpırdamadan vb.) durmak
- keepn.geçim, (yiyecek, barınma) masrafı
- keep a close eye on somethingidiombir şeyi yakından takip etmek, bir şeye göz kulak olmak
- keep a diarycolloc.günlük tutmak
- keep a food diarycolloc.yemek günlüğü tutmak
- keep a journalcolloc.günlük tutmak
- keep a promisecolloc.sözünü tutmak
- keep a recordcolloc.kayıt tutmak
- keep a resolutioncolloc.kararına sadık kalmak, verdiği karardan dönmemek
- keep a secretcolloc.sır tutmak
- keep a tight rein on somethingidiombir şeyin dizginlerini sıkı tutmak, bir şeyi sıkı denetim altında tutmak
- keep alivecolloc.hayatta tutmak, canlı tutmak
- keep an eye onidiomgöz kulak olmak
- keep an open mindidiomaçık fikirli olmak, ön yargısız olmak