keep alive
A1A2B1B2C1C2
/kip əˈlaɪv/
/kiːp əˈlaɪv/
- 1 hayatta tutmak, canlı tutmak, yaşatmak
Definition (English)
To prevent someone or something from dying or being destroyed.
Example Sentences
-
The doctors worked all night to keep the patient alive.Doktorlar hastayı hayatta tutmak için bütün gece çalıştı.
-
They struggled to keep the business alive.İşletmeyi ayakta tutmak için mücadele ettiler.
-
We must keep these traditions alive.Bu gelenekleri yaşatmalıyız.
Phrases 52
See all- keepv.(sakin, sessiz vb.) kalmak, (kıpırdamadan vb.) durmak
- keepn.geçim, (yiyecek, barınma) masrafı
- keep a close eye on somethingidiombir şeyi yakından takip etmek, bir şeye göz kulak olmak
- keep a diarycolloc.günlük tutmak
- keep a food diarycolloc.yemek günlüğü tutmak
- keep a journalcolloc.günlük tutmak
- keep a promisecolloc.sözünü tutmak
- keep a recordcolloc.kayıt tutmak
- keep a resolutioncolloc.kararına sadık kalmak, verdiği karardan dönmemek
- keep a secretcolloc.sır tutmak
- keep a tight rein on somethingidiombir şeyin dizginlerini sıkı tutmak, bir şeyi sıkı denetim altında tutmak
- keep an eye onidiomgöz kulak olmak
- keep an open mindidiomaçık fikirli olmak, ön yargısız olmak
- keep at itexpr.pes etmeden devam etmek, (bir işi) sürdürmek