life
A1A2B1B2C1C2
/laɪf/
/laɪf/
-
1
hayat, yaşamcountable or uncountable
The state of being alive, or the experience of being alive.
-
Life is full of surprises, both good and bad.Hayat iyi ve kötü sürprizlerle doludur.
-
The doctor's quick action saved her life.Doktorun hızlı müdahalesi hayatını kurtardı.
-
-
2
ömürcountable
The period between a person's birth and death.
-
He lived in the same village all his life.Bütün ömrünü aynı köyde geçirdi.
-
I've never been so happy in my life.Ömrümde hiç bu kadar mutlu olmamıştım.
-
-
3
yaşam tarzı, yaşantıcountable or uncountable
A particular way of living, or one part of a person's life.
-
City life is very fast and noisy.Şehir yaşantısı çok hızlı ve gürültülü.
-
She keeps her private life to herself.Özel hayatını kimseyle paylaşmaz.
-
-
4
cancountable
A person's existence, especially when counting people who die or are saved.
-
Seat belts have saved thousands of lives.Emniyet kemerleri binlerce can kurtardı.
-
Luckily, no lives were lost in the fire.Neyse ki yangında can kaybı olmadı.
-
-
5
canlılar, canlı yaşamuncountable
Living things such as plants and animals.
-
Scientists are looking for life on other planets.Bilim insanları başka gezegenlerde yaşam arıyor.
-
The reef is full of colourful marine life.Resif rengârenk deniz canlılarıyla dolu.
-
-
6
canlılık, enerjiuncountable
Energy, activity and excitement in a person or a place.
-
The children were full of life after the holiday.Çocuklar tatilden sonra enerji doluydu.
-
The old town comes to life in the evenings.Eski şehir akşamları canlanıyor.
-
-
7
kullanım ömrü, dayanma süresicountable
The period of time that something lasts or keeps working.
-
This phone has a very long battery life.Bu telefonun pil ömrü çok uzun.
-
The average life of a washing machine is about ten years.Bir çamaşır makinesinin ortalama kullanım ömrü yaklaşık on yıldır.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
save someone's lifeall my lifereal lifedaily lifeprivate lifeway of lifecome to lifefor lifelife expectancythe meaning of life
Phrases 52
See all- life birdn.ilk kez görülen kuş türü
- life coachn.yaşam koçu
- life coachingn.yaşam koçluğu
- life cyclen.yaşam döngüsü, (ürünün) yaşam döngüsü
- life cycle assessmentn.yaşam döngüsü değerlendirmesi, yaşam döngüsü analizi
- life designn.yaşam tasarımı, hayat planlaması
- life expectancyn.yaşam beklentisi, kullanım ömrü
- life forcen.yaşam gücü, hayat enerjisi
- life formn.yaşam formları
- life hackn.pratik çözüm, yaşam hilesi
- life in the fast laneidiomhareketli ve tempolu hayat, hızlı yaşam
- life insurancen.hayat sigortası
- life jacketn.can yeleği
- life limitn.ömür sınırı, kullanım ömrü