keep a tight rein on something
A1A2B1B2C1C2
/kip ə taɪt reɪn ɑn ˈsʌmθɪŋ/
/kiːp ə taɪt reɪn ɒn ˈsʌmθɪŋ/
Idiom
- 1 bir şeyin dizginlerini sıkı tutmak, bir şeyi sıkı denetim altında tutmak
Definition (English)
To control something, such as spending or behaviour, very firmly.
Example Sentences
-
The government is keeping a tight rein on public spending in order to reduce the national debt.Hükümet, ulusal borcu azaltmak için kamu harcamalarını sıkı bir denetim altında tutuyor.
-
Parents who keep a tight rein on their children's screen time often say their kids sleep better.Çocuklarının ekran süresinin dizginlerini sıkı tutan ebeveynler, çocuklarının daha iyi uyuduğunu sık sık dile getiriyor.
Phrases 51
See all- keepv.(sakin, sessiz vb.) kalmak, (kıpırdamadan vb.) durmak
- keepn.geçim, (yiyecek, barınma) masrafı
- keep a close eye on somethingidiombir şeyi yakından takip etmek, bir şeye göz kulak olmak
- keep a diarycolloc.günlük tutmak
- keep a food diarycolloc.yemek günlüğü tutmak
- keep a journalcolloc.günlük tutmak
- keep a promisecolloc.sözünü tutmak
- keep a recordcolloc.kayıt tutmak
- keep a resolutioncolloc.kararına sadık kalmak, verdiği karardan dönmemek
- keep a secretcolloc.sır tutmak
- keep alivecolloc.hayatta tutmak, canlı tutmak
- keep an eye onidiomgöz kulak olmak
- keep an open mindidiomaçık fikirli olmak, ön yargısız olmak
- keep at itexpr.pes etmeden devam etmek, (bir işi) sürdürmek