keep down
A1A2B1B2C1C2
/kip daʊn/
/kiːp daʊn/
- 1 düşük tutmak, (sesini) alçak tutmak
- 2 (yediğini) midesinde tutmak
Definition (English)
- To stop something from increasing or getting louder; to keep it low.
- To manage not to vomit food or drink.
Example Sentences
-
Try to keep your voice down — the baby is asleep.Sesini alçak tut, bebek uyuyor.
-
We need to keep costs down this month.Bu ay masrafları düşük tutmamız gerekiyor.
-
He can't keep any food down because of the illness.Hastalık yüzünden hiçbir yemeği midesinde tutamıyor.
-
She was so sick that she could not even keep water down.O kadar hastaydı ki suyu bile midesinde tutamıyordu.
Phrases 51
See all- keepv.(sakin, sessiz vb.) kalmak, (kıpırdamadan vb.) durmak
- keepn.geçim, (yiyecek, barınma) masrafı
- keep a close eye on somethingidiombir şeyi yakından takip etmek, bir şeye göz kulak olmak
- keep a diarycolloc.günlük tutmak
- keep a food diarycolloc.yemek günlüğü tutmak
- keep a journalcolloc.günlük tutmak
- keep a promisecolloc.sözünü tutmak
- keep a recordcolloc.kayıt tutmak
- keep a resolutioncolloc.kararına sadık kalmak, verdiği karardan dönmemek
- keep a secretcolloc.sır tutmak
- keep a tight rein on somethingidiombir şeyin dizginlerini sıkı tutmak, bir şeyi sıkı denetim altında tutmak
- keep alivecolloc.hayatta tutmak, canlı tutmak
- keep an eye onidiomgöz kulak olmak
- keep an open mindidiomaçık fikirli olmak, ön yargısız olmak