into
A1A2B1B2C1C2
/ˈɪntu/
/ˈɪntʊ/
-
1
(-in) içine, (-e/-a: eve, arabaya)
To the inside of a container, place or area.
-
Pour the milk into the glass.Sütü bardağın içine dökün.
-
She got into the car and drove away.Arabaya bindi ve uzaklaştı.
-
-
2
(dönüşüm: buza, Türkçeye)
Used to show a change from one state or form to another.
-
The caterpillar turned into a butterfly.Tırtıl bir kelebeğe dönüştü.
-
Can you translate this letter into Turkish?Bu mektubu Türkçeye çevirebilir misin?
-
-
3
(çarpma: ağaca, duvara)
Used to show that someone or something hits something.
-
The car crashed into a tree.Araba bir ağaca çarptı.
-
I walked into the glass door and hurt my head.Cam kapıya çarptım ve başımı incittim.
-
-
4
(-e) doğru, (-in) içine doğru
Towards a particular direction or point.
-
She looked into my eyes and smiled.Gözlerimin içine baktı ve gülümsedi.
-
Please speak clearly into the microphone.Lütfen mikrofona doğru net konuşun.
-
-
5
(-e) kadar
Continuing until a particular time.
-
We talked late into the night.Gecenin geç saatlerine kadar konuştuk.
-
The meeting went on into the afternoon.Toplantı öğleden sonraya kadar sürdü.
-
-
6
(bir işe, duruma: öğretmenliğe, belaya)
Used to show that someone becomes involved in a situation or activity.
-
They got into trouble at school again.Okulda yine başları belaya girdi.
-
She went into teaching after university.Üniversiteden sonra öğretmenliğe başladı.
-
-
7
hakkında, (-e) ilişkin
Concerning or about something that is studied or examined.
-
The police are holding an inquiry into the accident.Polis kaza hakkında soruşturma yürütüyor.
-
More research into the disease is needed.Hastalığa ilişkin daha fazla araştırma gerekiyor.
-
-
8
(-e) meraklı, (-i) çok seven Informal
Very interested in and enthusiastic about something.
-
My son is really into dinosaurs at the moment.Oğlum şu sıralar dinozorlara çok meraklı.
-
I'm not really into jazz or classical music.Caza ya da klasik müziğe pek meraklı değilim.
-
Synonyms
Antonyms
out of
Collocations
get intogo intoturn intolook intorun intobreak intocome intocrash intotranslate intobe into somethinglate into the nightan inquiry into
Phrases 40
See all- into planeexpr.uçağa yakıt ikmali, uçağa ikmal
- into the windexpr.rüzgara karşı
- into thin airidiomsırra kadem basmak, buhar olup uçmak
- into windexpr.rüzgâra karşı, rüzgârı önden alarak
- be into somethingphr.v.bir şeye çok meraklı olmak, bir şeye ilgi duymak
- bite intophr.v.ısırmak, (kârı, birikimi) azaltmak
- break intophr.v.(bir yere) zorla girmek, (evi/arabayı) soymak
- break into tearscolloc.gözyaşlarına boğulmak, ağlamaya başlamak
- breathe new life into somethingidiombir şeye yeni bir soluk getirmek, bir şeye yeniden can vermek
- bump intophr.v.(birine) rastlamak, (biriyle) tesadüfen karşılaşmak
- burst into tearscolloc.ağlamaya başlamak, gözyaşlarına boğulmak
- come intophr.v.mirasa konmak, miras olarak almak
- come into beingidiomortaya çıkmak, oluşmak
- come into one's ownidiomkendini göstermek, potansiyeline ulaşmak