break into
A1A2B1B2C1C2
/breɪk ˈɪntu/
/breɪk ˈɪntʊ/
-
1
(bir yere) zorla girmek, (evi/arabayı) soymak
To enter a building or car illegally, usually by force, in order to steal something.
-
Someone broke into our house while we were on holiday.Biz tatildeyken biri evimize zorla girdi.
-
Thieves broke into his car and stole his laptop.Hırsızlar arabasına zorla girip dizüstü bilgisayarını çaldı.
-
-
2
(bir mesleğe/alana) girmek, (bir alana) adım atmak
To successfully enter a profession, business, or competitive field.
-
If you want to break into journalism, working on a college newspaper is a good start.Gazeteciliğe adım atmak istiyorsan üniversite gazetesinde çalışmak iyi bir başlangıçtır.
-
These days it's very hard to break into investment banking.Bu aralar yatırım bankacılığına girmek oldukça zor.
-
-
3
aniden (koşmaya/gülmeye) başlamak
To suddenly start running, laughing, singing or smiling.
-
When he saw the bus coming, he broke into a run.Otobüsün geldiğini görünce aniden koşmaya başladı.
-
The crowd broke into loud applause at the end of the song.Şarkının sonunda kalabalık aniden coşkuyla alkışlamaya başladı.
-
Synonyms
get intoburgle
Phrases 59
See all- break into tearscolloc.gözyaşlarına boğulmak, ağlamaya başlamak
- breakv.kırmak, kırılmak
- breakn.mola, teneffüs
- break a habitcolloc.(bir alışkanlığı) bırakmak, alışkanlıktan vazgeçmek
- break a legidiombol şans, başarılar
- break a promisecolloc.sözünü bozmak, sözünden caymak
- break a recordcolloc.rekor kırmak
- break a resolutioncolloc.kararını bozmak, verdiği karardan dönmek
- break a rulecolloc.kural çiğnemek, kuralı ihlal etmek
- break a sweatidiomter dökmek, terlemek
- break a sweatcolloc.ter dökmek, zorlanmak
- break a tiecolloc.beraberliği bozmak, eşitliği bozmak
- break awayphr.v.(gruptan) ayrılmak, bağımsızlaşmak
- break breakexpr.(telsizde) mesajları ayırma ifadesi