bite into
A1A2B1B2C1C2
/baɪt ˈɪntu/
/baɪt ˈɪntʊ/
-
1
ısırmak
To press your teeth into food and take a bite of it.
-
The child bit into the juicy peach.Çocuk sulu şeftaliyi ısırdı.
-
She bit into the warm bread and smiled happily.Sıcak ekmeği ısırdı ve mutlulukla gülümsedi.
-
-
2
(kârı, birikimi) azaltmak, eritmek
To reduce an amount of money or resources in a harmful way.
-
Rising costs are biting into our profits.Artan maliyetler kârımızı eritiyor.
-
Higher rent has bitten into our monthly savings.Kira artışı aylık birikimlerimizi azalttı.
-
-
3
(tene) batmak
To press painfully into a surface, especially the skin.
-
The straps of the heavy bag bit into her shoulders.Ağır çantanın askıları omuzlarına battı.
-
The tight rope was biting into his wrists.Sıkı ip bileklerine batıyordu.
-
Synonyms
sink your teeth intoeat into
Phrases 15
See all- bitev.ısırmak, sokmak
- biten.ısırık, lokma
- bite offphr.v.ısırıp koparmak, altından kalkamayacağı işe girişmek
- bite off more than one can chewidiomaltından kalkamayacağı işe girişmek, kendini aşan iş üstlenmek
- bite platen.ısırma plağı, gece plağı
- bite registrationn.kapanış kaydı, diş kapanış kaydı
- bite the bulletidiomdişini sıkmak, (kaçınılmaz olana) katlanmak
- bite your lipidiomkendini tutmak, sesini çıkarmamak
- bite your nailsexpr.tırnaklarını yemek
- bite your tongueidiomdilini tutmak, çenesini tutmak
- energy biten.enerji topu
- grab a bitecolloc.bir şeyler atıştırmak
- grab a bite to eatcolloc.bir şeyler atıştırmak
- open biten.açık kapanış