bite
A1A2B1B2C1C2
/baɪt/
/baɪt/
- 1 ısırmak
- 2 sokmak
Definition (English)
- To cut into something or hold it with your teeth.
- To sting, as an insect does.
Example Sentences
-
Be careful! The dog might bite you.Dikkat et! Köpek seni ısırabilir.
-
She bit into the sandwich.Sandviçi ısırdı.
Verb Forms Irregular A-B-C · Üç biçim de farklı
Base
bite
/baɪt/
Past
bit
/bɪt/
Participle
bitten
/ˈbɪtən/
How the past is formed
No ‑ed✗bited ✓bit
Bu fiil düzensizdir: -ed kuralı uygulanmaz, past ve participle biçimleri ezberlenir.
- Pastbite → bitSondaki -e düşer.
- Participlebite → bittenPast biçiminin son ünsüzü ikilenir ve -en eklenir.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 15
See all- bite intophr.v.ısırmak, (kârı, birikimi) azaltmak
- bite offphr.v.ısırıp koparmak, altından kalkamayacağı işe girişmek
- bite off more than one can chewidiomaltından kalkamayacağı işe girişmek, kendini aşan iş üstlenmek
- bite platen.ısırma plağı, gece plağı
- bite registrationn.kapanış kaydı, diş kapanış kaydı
- bite the bulletidiomdişini sıkmak, (kaçınılmaz olana) katlanmak
- bite your lipidiomkendini tutmak, sesini çıkarmamak
- bite your nailsexpr.tırnaklarını yemek
- bite your tongueidiomdilini tutmak, çenesini tutmak
- biten.ısırık, lokma
- energy biten.enerji topu
- grab a bitecolloc.bir şeyler atıştırmak
- grab a bite to eatcolloc.bir şeyler atıştırmak
- open biten.açık kapanış