eat
A1A2B1B2C1C2
/it/
/iːt/
-
1
yemek
To put food in your mouth, chew it and swallow it.
-
Do you want to eat some fruit?Biraz meyve yemek ister misin?
-
I don't eat meat, but I eat fish.Et yemem ama balık yerim.
-
-
2
yemek yemek, karnını doyurmak
To have a meal, usually at a particular time or place.
-
What time do you usually eat in the evening?Akşamları genellikle saat kaçta yemek yersiniz?
-
We ate at a small restaurant near the hotel.Otelin yakınındaki küçük bir restoranda karnımızı doyurduk.
-
-
3
(içini) kemirmek, kafasını kurcalamak Informal
To worry or annoy someone, used in questions like 'What's eating you?'.
-
What's eating you? You've been quiet all day.İçini kemiren ne? Bütün gün sessizdin.
-
Something was eating him, but he wouldn't tell me.Bir şey kafasını kurcalıyordu ama bana söylemiyordu.
-
Verb Forms Irregular A-B-C · Üç biçim de farklı
Base
eat
/it/
Past
ate
/eɪt/
Participle
eaten
/ˈitən/
How the past is formed
No ‑ed✗eated ✓ate
Bu fiil düzensizdir: -ed kuralı uygulanmaz, past ve participle biçimleri ezberlenir.
- Pasteat → ateKelime bütünüyle değişir: eat → ate.
- Participleeat → eatenBase biçimine -en eklenir.
Synonyms
Antonyms
Collocations
eat breakfast/lunch/dinnereat outeat ineat upeat intoeat healthilysomething to eata bite to eateat like a horseeat your wordsWhat's eating you?
Phrases 16
See all- eat awayphr.v.yavaş yavaş yok etmek, aşındırmak
- eat healthyexpr.sağlıklı beslenmek
- eat humble pieidiommahcup bir şekilde hatasını kabul etmek, mahcup olmak
- eat inphr.v.evde yemek yemek, içeride yemek
- eat intophr.v.tüketmek, azaltmak
- eat like a horseidiomçok yemek yemek, at gibi yemek
- eat outphr.v.dışarıda yemek yemek
- eat something in moderationcolloc.bir şeyi ölçülü yemek, kararında tüketmek
- eat the rainbowexpr.her renkten sebze ve meyve yemek, renkli beslenmek
- eat upphr.v.(yemeği) bitirmek, silip süpürmek
- EATabbreviationbeklenen yaklaşma zamanı
- all-you-can-eatadj.açık büfe, sınırsız (yemek)
- dog-eat-dogadj.acımasız, kıran kırana
- grab a bite to eatcolloc.bir şeyler atıştırmak