indulge
A1A2B1B2C1C2
/ˌɪnˈdʌldʒ/
/ɪnˈdʌldʒ/
- 1 kendini şımartmak, (bir zevkin) tadını çıkarmak
- 2 şımartmak, her istediğini yapmak
Definition (English)
- To allow yourself to have or do something enjoyable, especially something considered a luxury.
- To allow someone to have or do whatever they want.
Example Sentences
-
She decided to indulge in a spa day.Bir spa günüyle kendini şımartmaya karar verdi.
-
He indulged in a piece of chocolate cake.Bir dilim çikolatalı keke dayanamadı.
-
Parents often indulge their children too much.Ebeveynler genellikle çocuklarını çok şımartır.
-
Grandparents love to indulge their grandchildren with sweets and gifts.Büyükanne ve büyükbabalar torunlarını şekerler ve hediyelerle şımartmaya bayılır.
Verb Forms Regular
Base
indulge
/ˌɪnˈdʌldʒ/
Past
indulged
/ˌɪnˈdʌldʒd/
Participle
indulged
/ˌɪnˈdʌldʒd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dindulge → indulged
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /dʒ/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. indulged /ˌɪnˈdʌldʒd/