incense
A1A2B1B2C1C2
/ɪnˈsɛns/
/ɪnˈsɛns/
Formal
- 1 (birini) çok öfkelendirmek, (birini) çileden çıkarmak
Definition (English)
To make someone extremely angry.
Example Sentences
-
The decision to close the village school incensed local parents.Köy okulunu kapatma kararı yerel velileri çok öfkelendirdi.
-
He was incensed by the rude way the waiter spoke to him.Garsonun onunla kaba bir şekilde konuşması onu çileden çıkardı.
Verb Forms Regular
Base
incense
/ɪnˈsɛns/
Past
incensed
/ɪnˈsɛnst/
Participle
incensed
/ɪnˈsɛnst/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dincense → incensed
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /s/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. incensed /ɪnˈsɛnst/
Synonyms
Antonyms
Collocations
be incensed by somethingbe incensed at somethingbe incensed thatincense someone