in solitude
A1A2B1B2C1C2
/ɪn ˈsɑləˌtud/
/ɪn ˈsɒlɪtˌjuːd/
- 1 yalnız başına, tek başına
Definition (English)
alone, peacefully
Example Sentences
-
He lives in solitude.Yalnız başına yaşıyor.
-
She prefers to work in solitude.Yalnızlık içinde çalışmayı tercih ediyor.