in case
A1A2B1B2C1C2
/ɪn keɪs/
/ɪn keɪs/
- 1 ihtimaline karşı, (bir şey olur) diye, her ihtimale karşı
Definition (English)
Because of the possibility that something might happen.
Example Sentences
-
Take an umbrella in case it rains.Yağmur yağar diye şemsiye al.
-
I left a note in case she comes.O gelir diye bir not bıraktım.
Phrases 33
See all- in case ofexpr.durumunda, hâlinde
- casen.durum, gerçek durum
- casev.(soymak için) kolaçan etmek, keşif yapmak
- case approvaln.vaka onayı, tedavi planı onayı
- case bindingn.sert kapak ciltleme, kutu ciltleme
- case drainn.kasa drenajı, pompa sızıntı dönüşü
- case hardeningn.yüzey sertleştirme, sementasyon
- case lawn.içtihat, emsal kararlar
- case managementn.vaka yönetimi, dava yönetimi
- case studyn.vaka çalışması, örnek olay incelemesi
- case takingn.anamnez alma, hasta öyküsü alma
- basket casen.perişan hâldeki kişi, tamamen tükenmiş kimse
- case-controlcolloc.vaka-kontrol çalışması
- clear casen.açık örnek, apaçık durum