horizontal
A1A2B1B2C1C2
/ˌhɔrəˈzɑntəl/
/ˌhɒrɪˈzɒntəl/
- 1 yatay
Definition (English)
Going from side to side, parallel to the ground; not vertical.
Example Sentences
-
Draw a horizontal line across the page.Sayfanın enine yatay bir çizgi çiz.
-
The patient must lie in a horizontal position.Hasta yatay bir pozisyonda yatmalıdır.
Synonyms
Antonyms
Collocations
horizontal linehorizontal surfacehorizontal positionhorizontal axishorizontal planehorizontal direction
Phrases 11
See all- horizontal agreementn.yatay anlaşma
- horizontal gene transfern.yatay gen transferi
- horizontal integrationn.yatay entegrasyon
- horizontal mergern.yatay birleşme
- horizontal scalingn.yatay ölçeklendirme
- horizontal situation indicatorn.yatay durum göstergesi, HSI
- horizontal stabilizern.yatay stabilize, yatay dengeleyici
- horizontal stabilizer tankn.yatay stabilizatör tankı, kuyruk trim tankı
- horizontal teardown standn.yatay sökme sehpası, yatay sökme standı
- horizontal wind shearn.yatay rüzgâr kesmesi
- trimmable horizontal stabn.ayarlanabilir yatay stabilizatör, trimlenebilir yatay dengeleyici