hold on
A1A2B1B2C1C2
/hoʊld ɑn/
/həʊld ɒn/
-
1
beklemek, (bir dakika) durmak
To wait for a short time.
-
Hold on a minute, I'm coming.Bir dakika bekle, geliyorum.
-
Can you hold on while I find a pen?Ben kalem bulana kadar bekleyebilir misin?
-
-
2
tutunmak, sıkı tutmak
To hold something tightly so that you do not fall or lose it.
-
Hold on tight, the bus is about to move.Sıkı tutun, otobüs hareket etmek üzere.
-
She held on to the rope until help arrived.Yardım gelene kadar ipe tutundu.
-
-
3
dayanmak, direnmek
To continue in a difficult situation without giving up.
-
Hold on, help is on the way!Dayan, yardım geliyor!
-
The team held on to win the match by one goal.Takım direnerek maçı bir golle kazandı.
-
Synonyms
Phrases 53
See all- hold on tophr.v.sıkıca tutmak, (bir şeye) tutunmak
- holdv.tutmak, elinde tutmak
- holdn.tutuş, kavrayış
- hold a grudgeidiomkin tutmak, kin beslemek
- hold a grudge against someoneidiom(birine) kin tutmak, (birine karşı) hınç beslemek
- hold a press conferencecolloc.basın toplantısı düzenlemek
- hold a rallycolloc.miting düzenlemek, gösteri düzenlemek
- hold an opinioncolloc.bir görüşe sahip olmak, bir fikri olmak
- hold backphr.v.(duygusunu) tutmak, kendini tutmak
- hold downphr.v.basılı tutmak, bastırıp tutmak
- hold for weatherexpr.hava düzelene kadar beklemek, hava nedeniyle beklemek
- hold harmlessidiomsorumluluktan muaf tutmak, zarardan beri kılmak
- hold it togetheridiomkendine hâkim olmak, soğukkanlılığını korumak
- hold item listn.ertelenmiş arıza listesi, ertelenmiş kalemler listesi