have
A1A2B1B2C1C2
/hæv/
/hæv/
-
1
(bitmişlik: bitirdim, gitmişti)
Used with a past participle to make the perfect tenses.
-
I have already finished all my homework.Bütün ödevlerimi çoktan bitirdim.
-
She had left before we arrived.Biz varmadan önce o çıkmıştı.
-
-
2
(kısa cevapta: evet, öyle), (soru ekinde: değil mi?)
Used in short answers and question tags instead of repeating the whole verb.
-
Have you met Elif? – Yes, I have.Elif'le tanıştın mı? – Evet, tanıştım.
-
You've seen this film, haven't you?Bu filmi izledin, değil mi?
-
-
3
(-seydi: bilseydim) Formal
Used at the start of a clause instead of if, in formal conditional sentences.
-
Had I known you were coming, I'd have cooked.Geleceğini bilseydim yemek yapardım.
-
Had we left earlier, we would have caught the train.Daha erken çıksaydık treni yakalardık.
-
Collocations
have donehave beenhave justhave alreadyhave everhave never
Phrases 60
See all- have a babycolloc.bebek sahibi olmak, çocuk yapmak
- have a barbecuecolloc.mangal yapmak, barbekü yapmak
- have a bathcolloc.banyo yapmak (küvette), yıkanmak
- have a beardcolloc.sakallı olmak
- have a blastidiomçok eğlenmek, harika vakit geçirmek
- have a breakcolloc.mola vermek, ara vermek
- have a chancecolloc.şansı olmak, olasılığı olmak
- have a chatcolloc.sohbet etmek
- have a childcolloc.çocuk sahibi olmak, çocuğu olmak
- have a chip on your shoulderidiomiçerlemek, içten içe kırgın olmak
- have a clueexpr.haberi olmak, fikri olmak
- have a coffeecolloc.kahve içmek
- have a coldcolloc.nezle olmak, soğuk algınlığı geçirmek
- have a conversationcolloc.sohbet etmek, konuşmak