have a chance
A1A2B1B2C1C2
/hæv ə tʃæns/
/hæv ə tʃɑːns/
- 1 şansı olmak, olasılığı olmak
- 2 fırsatı olmak, fırsat bulmak
Definition (English)
- To have a possibility of doing or achieving something, especially success.
- To have an opportunity or enough time to do something.
Example Sentences
-
You have a good chance of winning.Kazanmak için iyi bir şansın var.
-
Do you think our team has a chance against them?Sence takımımızın onlara karşı bir şansı var mı?
-
I didn't have a chance to talk to her.Onunla konuşma fırsatı bulamadım.
-
If you have a chance, please call me back today.Fırsat bulursan lütfen bugün beni geri ara.
Synonyms
Phrases 16
See all- chancen.ihtimal, olasılık
- chanceadj.tesadüfi, rastlantısal
- chancev.riske girmek, şansını denemek
- chance of raincolloc.yağmur ihtimali, yağmur olasılığı
- a snowball's chance in hellidiomsıfır şans, hiç şansı olmamak
- any chanceexpr.... şansı var mı?, acaba ... mümkün mü?
- by any chanceexpr.acaba, bir ihtimal
- by chanceexpr.tesadüfen, şans eseri
- fat chanceexpr.hayatta olmaz, ne münasebet
- give a chancecolloc.(birine) şans vermek
- give someone a chancecolloc.birine bir şans vermek
- leave something to chancecolloc.bir şeyi şansa bırakmak
- miss a chancecolloc.fırsatı kaçırmak
- second chancen.ikinci şans