have a talk
A1A2B1B2C1C2
/hæv ə tɔk/
/hæv ə tɔːk/
- 1 konuşmak, görüşmek
Definition (English)
To have a conversation, often to discuss something important.
Example Sentences
-
We need to have a talk about your future.Geleceğin hakkında konuşmamız gerekiyor.
-
They had a long talk after the meeting.Toplantıdan sonra uzun uzun konuştular.
Phrases 19
See all- talkn.konuşma, sohbet
- talkv.konuşmak, sohbet etmek
- talk backphr.v.(büyüğüne) karşılık vermek, dikleşmek
- talk downphr.v.(birine) tepeden bakarak konuşmak, küçümseyerek konuşmak
- talk intophr.v.(bir şey yapmaya) ikna etmek, razı etmek
- talk out ofphr.v.caydırmak, vazgeçirmek
- talk overphr.v.(bir konuyu) konuşmak, görüşmek
- talk shopidiomiş dışında iş konuşmak
- talk shown.sohbet programı, talk show
- talk the talkidiomkonuşmasını bilmek, doğru şeyleri söylemek
- talk therapyn.psikoterapi, konuşma temelli terapi
- talk things overexpr.enine boyuna konuşmak, konuşup anlaşmak
- talk throughphr.v.(birine) adım adım anlatmak, ayrıntılı konuşmak
- dharma talkn.dharma sohbeti