grow
A1A2B1B2C1C2
/groʊ/
/grəʊ/
- 1 büyümek
- 2 yetişmek, büyütmek, yetiştirmek
Definition (English)
- To become larger or taller over time, like a plant or a child.
- To cultivate plants or crops, making them develop from seeds.
Example Sentences
-
Children grow very quickly.Çocuklar çok hızlı büyür.
-
He wants to grow his own vegetables.Kendi sebzelerini yetiştirmek istiyor.
Verb Forms Irregular A-B-C · Üç biçim de farklı
Base
grow
/groʊ/
Past
grew
/gru/
Participle
grown
/groʊn/
How the past is formed
No ‑ed✗growed ✓grew
Bu fiil düzensizdir: -ed kuralı uygulanmaz, past ve participle biçimleri ezberlenir.
- Pastgrow → grewSesli harf değişir: o → e.
- Participlegrow → grownBase biçimine -n eklenir.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 12
See all- grow apartphr.v.(birbirinden) uzaklaşmak, yabancılaşmak
- grow bedn.yetiştirme yatağı
- grow cropscolloc.tarım ürünü yetiştirmek
- grow exponentiallycolloc.katlanarak artmak, üstel olarak büyümek
- grow intophr.v.büyüyüp (giysiye) uymak, büyüyünce (giysi) olmak
- grow lightn.bitki yetiştirme lambası, bitki büyütme lambası
- grow on someoneidiom(birinin) zamanla hoşuna gitmek, zamanla sevilmek
- grow out ofphr.v.büyüyüp atlatmak, (büyüyünce) bırakmak
- grow tentn.yetiştirme çadırı, büyütme çadırı
- grow upphr.v.büyümek, yetişmek
- grow your ownexpr.kendi sebzesini yetiştirme, kendin yetiştir
- money doesn't grow on treesidiompara ağaçta bitmiyor, para kolay kazanılmıyor