grow out of
A1A2B1B2C1C2
/groʊ aʊt əv/
/grəʊ aʊt əv/
-
1
büyüyüp atlatmak, (büyüyünce) bırakmak
To stop doing or liking something as you get older.
-
Most children grow out of their fear of the dark.Çoğu çocuk büyüyünce karanlık korkusunu atlatır.
-
He used to bite his nails, but he grew out of it.Eskiden tırnaklarını yerdi ama büyüyünce bu alışkanlığı bıraktı.
-
-
2
(giysiye) artık sığmamak
To become too big to wear particular clothes or shoes.
-
He has grown out of all his winter coats.Kış paltolarının hiçbirine artık sığmıyor.
-
Children grow out of their shoes very quickly.Çocuklar ayakkabılarına çok çabuk sığmaz olur.
-
-
3
(bir şeyden) doğmak, (bir şeyden) gelişmek
To develop from a particular source or origin; to emerge from something.
-
Her interest in painting grew out of her childhood experiences.Onun resme olan ilgisi çocukluk deneyimlerinden gelişti.
-
The idea grew out of a discussion we had last week.Bu fikir geçen hafta yaptığımız bir tartışmadan doğdu.
-
Synonyms
Phrases 12
See all- growv.büyümek, yetişmek
- grow apartphr.v.(birbirinden) uzaklaşmak, yabancılaşmak
- grow bedn.yetiştirme yatağı
- grow cropscolloc.tarım ürünü yetiştirmek
- grow exponentiallycolloc.katlanarak artmak, üstel olarak büyümek
- grow intophr.v.büyüyüp (giysiye) uymak, büyüyünce (giysi) olmak
- grow lightn.bitki yetiştirme lambası, bitki büyütme lambası
- grow on someoneidiom(birinin) zamanla hoşuna gitmek, zamanla sevilmek
- grow tentn.yetiştirme çadırı, büyütme çadırı
- grow upphr.v.büyümek, yetişmek
- grow your ownexpr.kendi sebzesini yetiştirme, kendin yetiştir
- money doesn't grow on treesidiompara ağaçta bitmiyor, para kolay kazanılmıyor