go straight
A1A2B1B2C1C2
/goʊ streɪt/
/gəʊ streɪt/
General
- 1 düz gitmek, dümdüz gitmek
Definition (English)
To continue moving in the same direction without turning.
Example Sentences
-
Go straight on for two miles.İki mil boyunca dümdüz gidin.
-
Go straight until you reach the traffic lights, then turn right.Trafik ışıklarına gelene kadar düz gidin, sonra sağa dönün.
Informal
- 1 doğru yola dönmek, suç işlemeyi bırakmak
Definition (English)
To stop committing crimes and live a normal life.
Example Sentences
-
After prison, he decided to go straight.Hapisten çıktıktan sonra doğru yola dönmeye karar verdi.
-
She promised her family that she would go straight this time.Ailesine bu sefer doğru yola döneceğine söz verdi.
Synonyms
go straight aheadkeep going straightcontinue straight
Phrases 60
See all- gov.gitmek, ayrılmak
- gon.deneme, girişim
- go a long wayidiomçok işe yaramak, çok faydalı olmak
- go afterphr.v.peşine düşmek, kovalamak
- go againstphr.v.karşı gelmek, (sözünü) dinlememek
- go aheadphr.v.(işe) başlamak, (planı) hayata geçirmek
- go all inexpr.tüm varlığını ortaya koymak, topyekûn girişmek
- go all inidiomher şeyini ortaya koymak, (bir işe) tüm gücüyle girişmek
- go all outidiomelinden gelenin en iyisini yapmak, tüm imkânları seferber etmek
- go alongphr.v.ilerlemek, devam etmek
- go along withphr.v.(fikre/plana) uymak, kabul etmek
- go aroundphr.v.dolaşmak, yayılmak
- go aroundn.pas geçme
- go around moden.pas geçme modu