frailty
A1A2B1B2C1C2
/ˈfreɪlti/
/ˈfreɪlti/
GeneralMedical
- 1 zayıflık, güçsüzlük, kırılganlık uncountable
Definition (English)
The condition of being physically weak and easily damaged.
Example Sentences
-
Frailty is common in old age.Zayıflık yaşlılıkta yaygındır.
-
His frailty prevented him from working.Güçsüzlüğü çalışmasını engelledi.
General
- 1 zaaf, insani zayıflık countable
Definition (English)
A weakness in someone's character or behaviour.
Example Sentences
-
Jealousy is a common human frailty.Kıskançlık yaygın bir insani zaaftır.
-
We should be patient with the frailties of others.Başkalarının zaaflarına karşı sabırlı olmalıyız.