flimsy
A1A2B1B2C1C2
/ˈflɪmzi/
/ˈflɪmzi/
- 1 dayanıksız, çürük, ince
- 2 zayıf, inandırıcı olmayan
Definition (English)
- Thin, light and easily broken or damaged.
- Weak and difficult to believe.
Example Sentences
-
The box was too flimsy to hold all the books.Kutu bütün kitapları taşıyamayacak kadar dayanıksızdı.
-
She wore a flimsy dress despite the cold wind.Soğuk rüzgâra rağmen ince bir elbise giymişti.
-
She gave a flimsy excuse for being late.Geç kalması için inandırıcı olmayan bir bahane uydurdu.
-
The evidence against him was flimsy.Ona karşı deliller zayıftı.